Çizelgeleme Ana Sayfası

 





 Ticari anlamda kullanılan birçok çizelgeleme yazılımı olmasına rağmen, çizelgeleme ve çalışma mantığı olarak farklı uygulamalar mevcuttur. Herhangi bir yazılımı spesifik özelliklerine göre değerlendirmeye geçmeden önce, çizelgeleme ve çalışma mantığının uygun olup olmadığı belirlenmelidir. Çizelgeleme mantığına göre değerlendirmek gerekirse karşımıza iki temel kategori çıkacaktır.

1) İş Tabanlı Çizelgeleme: Belli bir kriteri iyileyen algoritmik veya kişisel (heuristic) kurala göre bir iş seçildiğinde, o işe ait tüm operasyonlar aynı anda Gantt şemasına yerleştirilir. Bu mantıkta belirlenen çizelgeleme kuralına göre “işler” sıralanır. Sıralama ileriye doğru veya geriye doğru olabilir.

2) Operasyon Tabanlı Çizelgeleme : Belli bir kriteri iyileyen algoritmik veya kişisel (heuristic) kurala göre bütün işlere ait tüm operasyonlar teker teker değerlendirilir. Yani, belirlenen kurala göre seçilen bir işe ait tüm operasyonlar aynı anda çizelgelenmez, bütün işlere ait her bir operasyon teker teker belirlenen kurala göre değerlendirilir. Bu mantıkta belirlenen çizelgeleme kuralına göre “operasyonlar” sıralanır. Sıralama ileriye doğru, geriye doğru veya sabit bir operasyon üzerinden her iki yöne doğru  olabilir.

Preactor 200 ve Preactor 300, iş tabanlı çizelgeleme kurallarını destekler. Preactor APS ise hem iş tabanlı hem de operasyon tabanlı çizelgeleme yapabilir.


Planlama ile çizelgeleme arasında tanım olarak farklılıklar olsa da, birbirini tamamlayan konulardır. Planlama ile çizelgelemenin sıkı bir şekilde entegre edilmesi ihtiyacı yazılımların değişik yaklaşımları desteklemesi sonucunu ortaya çıkarmıştır.”İleri planlama ve çizelgeleme” (APS) yazılımlarını bu anlamda 3 genel katerogiye sokmak mümkündür.

1) Network Tabanlı Modeller: Network tabanlı APS yazılımları, müşteri siparişleri ve bu şiparişlerin üretim sistemi içinde izledikleri rotalara ağırlığın verildiği bir yaklaşım sergilerler. Network tabanlı sistemler, sistem içersindeki tüm siparişlerin global anlamda izlenmesini sağlayarak, çakışmaların önlenebilmesini ve performans kriterlerinin global düzeyde iyileştirilmesi üzerinde yoğunlaşır. Çalışma mantığı yukarıdan aşağıya doğrudur. Yani çizelgeleme işlemi siparişten operasyonlara doğru ilerler. Sipariş girilir girilmez, malzeme ve kapasite ihtiyaçları belirlenir ve seçilen kurala göre kaynaklara atanır ve bu işlemler her sipariş girişinde tekrarlanır.. Son yıllarda ortaya çıkan çizelgeleme yazılımlarının büyük çoğunluğu ağırlıklı olarak bu metodu kullanmaktadırlar. 

Network tabanlı APS yazılımlarının en büyük avantajı, üretim sistemindeki öncelik/önem sorunlarını global düzeyde çözebilmesi, ileride ortaya çıkabilecek darboğazları belirleyebilmesi ve siparişleri senkronize edebilmesidir.

Bu metodu kullanan APS yazılımlarının bazılarında “çoklu geçiş” (multiple pass) mantığı kullanılmıştır. Örneğin, sisteme bir sipariş veya iş girildiğinde önce malzeme ihtiyacı belirlenir daha sonra kaynak kısıtlarına göre kapasite ihtiyacı belirlenir, bu aşamada herhangi bir problem çıkarsa tekrar malzeme ihtiyaç aşamasına dönülür. Bu işlem malzeme ve kapasite planlaması dengelenene kadar devam eder.
Bazı network tabanlı APS sistemlerinde çoklu geçiş sistemi yerine tek bir geçiş kullanılır. Yani sipariş veya iş girildiğinde, malzeme ihtiyacı ve kapasite ihtiyacı aynı anda her bir operasyon için belirlenir.

İş merkezlerinin (work centers) çok büyük önem arzetmediği sistemlerde network tabanlı APS yazılımları büyük avantaj sağlar. Sipariş usulü çalışan (make-to-order) sistemlerde, müşterinin taleplerine hızlı karşılık verebilme konusunda tek geçiş mantığı, çoklu geçiş mantığına göre daha uygundur.


2) Simülasyon Tabanlı Modeller: Bu kategorideki APS yazılımlarında üretim sisteminin tamamına global düzeyde bakmak yerine, spesifik lokal hedefleri gerçekleştirebilmek için belirli iş istasyonları üzerine yoğunlaşılır. Lokal hedeflerin global önceliklerden daha önemli olduğu sistemlere daha uygundur. Çalışma mantığı aşağıdan yukarıya doğrudur. Bir veya birden fazla iş istasyonu için lokal öncelikler belirlenir ve geriye kalan diğer işler sıralanır. Makinaların boş kalmasının maliyetinin yüksek olduğu üretim sistemlerinde, belli istasyonların mümkün olduğunca tam kapasite sürekli çalışmasının istenildiği durumlarda simülasyon tabanlı APS sistemleri kullanmak avantajlıdır. Bu yaklaşımda, belirli iş istasyonları için en yüksek kapasite kullanımına ulaşılması hedeflenir. Bu yaklaşımın dezavantajları ise şunlardır; Lokal optimum durumu, sistemin global anlamda optimum olması anlamına gelmediği gibi global düzeyde daha kötü olmasına bile sebebiyet verebilir. Müşteri taleplerine hızlı cevap verebilmek, üretim sistemindeki değişikliklere kolay adapte olabilmek bu mantıkta biraz daha zordur.


3) Matematiksel Modelleme: Matematiksel modeller “optimum sonuç” sunmayı hedeflerler. Sinir ağları, dal-sınır algoritması, doğrusal programlama, dinamik programlama, genetik algoritmalar, yapay zeka ve kişisel (heuristic) iterasyonlar bu sistemlere örnek olarak verilebilir.

Optimum çözümü sunmak gibi bir avantaj sunmalarına karşın, üretim sistemlerindeki değişkenlikler, bu tür modellerin bilgisayar üzerinde olsa bile çözümünün uzun zaman alması, yanlış model kurma riski gibi dezavantajları vardır. Yaygın olarak pek kullanılmayan bu yaklaşım, genellikle üretim sisteminin stabil olduğu, özellikle sürekli olay bazında üretim yapan sistemlerde (içecek üreticileri, pipeline sistemlerinin kullanıldığı işletmeler) başarıyla uygulanmıştır. Siparişe göre üretim yapan ve sistemin sık değiştiği işletmelere çok uygun bir yaklaşım değildir.


Son yıllarda geliştirilen bazı gelişkin APS sistemleri hem network hem de simülasyon yaklaşımını aynı anda destekleyebilmektedirler. Burada amaç hem global hem de lokal düzeyde bir veya birden fazla kriteri iyileştirebilmektir.